Benim Dünyam

kayıkçı ali:)))

Posted by: begüm mert on: Haziran 3, 2008

Vakti zamaninda Istanbulda Sarayburnu ile Büyükada arasinda 2 kisilik
kayigiyla bir nevi taksicilik yapan Ali isminde yigit mi yigit, yakisikli mi
yakisikli , capkinligiyla da dillere destan bir kayikci varmis. Musterileri
cogunlukla son vapura yetismesi asla mümkün olmayan, Büyükada’da ikamet eden
Kumkapi meyhanelerinin gayrimüslim konsomatisleriymis. Konsomatis dediysek,
sakin ola umumi kadin ile karistirilmaya. .

Dönemin konsomatisleri, efkar dagitilan meyhane ve pavyon sofralari
müdavimlerini daha ilk kadehi yudumlamadan sarhos edecek kadar guzel ve bir
o derece de namuslularmis. Musteriyle iliskileri sadece ve sadece
müessesenin onlari kolayca sövüsleyebilecegi kivama kadar sarhos etmekmis.

Lakin bu kadinlarin ortak yanlari varmis ki, o da bizim Kayikci Ali’ymis.

Ali’nin kayigina binip de, Büyükada’ya varmadan, Heybelinin hemen arkasinda
mehtap altinda, dalga üstünde Ali’nin tezgahindan gecmeyen yokmus. Ali de
Ali’ymis hani…

Oylesine bir cekiciligi varmis ki, kayigina müsteri olup da kürek ceken
kasli kollarini, ayisiginda parlayan kavruk tenini goren daha Kinali’ya bile
varmadan Ali’ninkarsisinda bir mum gibi eriyormus.

Eee, Kayikci Ali de musteri velinimettir anlayisiyla hic birine hayir
demiyor sessizce isini goruyor, ve lakinkayikta olani biteni asla ve asla
hic bir mecliste mevzu bahis etmiyormus. Gunlerden bir gun, Cukurova’nin
guzelligi ve dirayeti dillere destan, ugrunda bicaklar cekilen kursunlar
atilan, mekanlar basilan Afet-i Devran Neriman’i Kumkapi’nin en ünlü
meyhanelerinden birine transfer olmus. Bu Neriman venus kadar güzel, lakin
Rahibe Teresa kadar da frijitmis. Rivayet olunurmus ki Neriman’i tezgahindan
gecirecek er kisi henuz ahir zamana intikal etmemis, omubarek ana o yavuz
yigidi daha dogurmamistir. . Her nasilsa temmuz gecelerinden bir mehtapli
gecede , Afet-i Devran Neriman’in Büyükada’ya gitmesi icab etmis.
Cevresindekiler acele etmemesini sabahi, ilk vapuru beklemesini onermisler.
Dinlemeyip israr edince de Ali’nin namini anlatmislar. Suh bir kahkaha
savurmus Neriman:

- ‘Hahahayyyyt, demis, O kayikci parcasi mi namusumu el surecek?’

Aman yapma etme büyük konusma, Ali’nin kayigina binip de donuna dokunmadan
inen yok demisler.. Dinletememisler. Nihayet binmis Neriman Ali’nin
kayigina.. Cek demis Büyükada’ya.. Hayhay demis Ali.. Vira bismillah cekip
asilmis küreklere. Moda burnu hizasina geldiklerinde, Neriman dayanamayip
göz ucuyla kacamak bakislar atmaya baslamis Ali’ye… Bir yandan Ali’nin
namininin hic dehaksiz olmadigini düsünürken bir yandan da icinde kiprasan
karsi koyamadigi arzuya gem vurmaya calisiyormus. . Bir kac kez göz göze
gelmisler… Ali hic ses etmemis. Derken Neriman’in kacamak bakislari
siklasmis.. Zaptetmeye calistigi arzulari costukca cosuyormus..

Ote yandan da ugruna erkeksiz yasadigi belki de eline erkek eli degmeden
mundar olup ote aleme hicretine sebep olacak nami geliyormus aklina… O
icinde boyle firtinalar yasarken, Ali sessizligibozuvermis , bir yandan
kureklere asilirken bir yandan da nasihat verir gibi, of ceker gibi
mirildanmaya baslamis:

- ‘Derleeeeeer, derleeeeeer, derleeeeeer, derleeeeeer. ..’Ses etmemis
Neriman.. Ali devam etmis ,- ‘Derleeeer, derleeer, derleeer, derleer…’
Neriman zaten hormonlariyla amansiz bir cenk halinda, Ali’nin umursamazligi
ve derleeer derleeer seklindeki hu cekmesi iyice sinirlerini bozmus ve
cikismis: – ‘Ne derler be!? Ne derleeeer?’ Ali sakin, türkü kivaminda, sanki
kendi kendine sesli düsünüyormus gibi devam etmis.. – ‘Derleeer derleeeer.
Ali’nin kayigina bindin bir kere Neriman. Vermesen de verdi derleeer…’

 

Yorum Yapın